Barış Süreci mi, Hizmet Süreci mi?

Barış Süreci mi, Hizmet Süreci mi?

Son günlerde bazı DEM Partili belediyelerin tavırlarında dikkat çeken bir değişim var. Barış süreci sonrası oluşan siyasi iklimin verdiği rahatlıkla mı bilinmez, sanki hükümeti arkalarına almış gibi daha özgüvenli, daha kontrolsüz bir hareket alanı oluşmuş durumda.

Elbette barış, huzur ve kardeşlik hepimizin ortak temennisidir. Ancak barış ortamı, belediyecilik sorumluluğunu ortadan kaldıran bir kalkan değildir. Tam tersine, huzur ortamı hizmet üretmek için en büyük fırsattır.

Ne yazık ki sahaya baktığımızda bazı belediyelerde bu fırsatın hizmete dönüşmediğini görüyoruz. Vatandaş yol bekliyor, altyapı bekliyor, temizlik bekliyor, sosyal belediyecilik bekliyor… Ama ortada elle tutulur bir çalışma göremiyor.

Siyaset, sloganla değil icraatla anlam kazanır. Seçim döneminde verilen sözlerin, göreve gelince unutulması kabul edilemez. Belediyeler halkın makamıdır, ideolojik alan değil.

Şunu açıkça söylemek gerekiyor: Kim yönetirse yönetsin, belediyecilik ciddiyet ister. Vatandaşın sabrı da beklentisi de sınırsız değildir. Bu şehirlerde yaşayan insanlar bahane değil hizmet görmek istiyor.

DEM’li belediyeler de artık bu rahat tavrı bir kenara bırakıp kendilerine çeki düzen vermeli, asli görevlerine dönmelidir. Çünkü belediyecilik, polemik değil hizmet makamıdır.

Barış süreci konuşulurken, sokaktaki vatandaşın tek sorusu şudur:
“Peki bizim mahalleye hizmet ne zaman gelecek?”