Kar Gören Mahzun Urfalılar
Şanlıurfa’ya kar yağması, bu şehir için hâlâ istisnai bir durum. Yıllardır alıştığımız manzara; güneş, sıcak ve toz. Kar ise nadiren uğrayan bir misafir… Hal böyle olunca iki gün önce başlayan ve bugün de etkisini sürdüren yoğun kar yağışı, Urfa’yı hem sevindirdi hem de epey zorladı.
Zorladı; çünkü biz karla yaşamaya alışkın bir şehir değiliz. Ne birey olarak ne de şehir düzeni olarak bu tabloya hazırız. Karda araç kullanmayı pek bilmeyiz. Zincir takmak çoğumuz için hâlâ anlatılan ama uygulamada zorlanılan bir iştir. Birkaç santim kar, trafikte saatler süren bekleyişlere dönüşür.
Yaya olarak da durum farklı değildir. Kar yağdığında yürümeyi bile beceremeyiz. Kaldırımlar kaygan, adımlar tereddütlüdür. Yoğun karla birlikte görüş mesafesi düşer, gözlerde bile görme problemi yaşanır. Şehir adeta yavaşlar.
Bu noktada sadece vatandaşın değil, şehir yönetimlerinin de karla çok barışık olmadığı ortaya çıkıyor. Belediyelerimiz de bu beyaz sürpriz karşısında en az vatandaş kadar zorlanıyor. Ana arterlerin dışında kalan sokaklar geç temizleniyor, bazı bölgelerde müdahale gecikiyor. Anlaşılan o ki, karla mücadele planları raflarda duruyor ama uygulamada biraz zorlanıyoruz.
Elbette Urfa bir kar şehri değil; bunu herkes biliyor. Ancak yılda bir de olsa yağan kar, hazırlıklı olmayı gereksiz kılmamalı. Birkaç gün süren bu hava şartları, küçük eksikliklerin bile ne kadar büyük aksaklıklara yol açtığını açıkça gösteriyor.
Bugün yaşananlar bir eleştiriden çok bir hatırlatmadır. Vatandaş olarak daha dikkatli olmamız gerektiği gibi, belediyelerin de bu tür olağanüstü durumlara karşı hazırlıklarını gözden geçirmesi şarttır. Çünkü kar yağar geçer ama yaşanan aksaklıklar hafızalarda kalır.
Temennimiz; bir sonraki kar yağışında Urfa’nın hem insanıyla hem kurumlarıyla bu manzaraya biraz daha hazırlıklı olmasıdır. O zaman kar, çile değil gerçekten bereket olur.