Belediyeler Ne Zaman Çalışır?
Vatandaşın hafızası sandığımızdan çok daha güçlüdür. Kim, ne zaman, nerede görevini yaptı; kim yapmadı… Hepsi not edilir, zamanı gelince de hatırlanır. Son yıllarda ise toplumun ortak bir serzenişi giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor: Belediyeler neden çoğu zaman sadece seçimden seçime çalışıyor?
Seçim takvimi yaklaştığında şehirler bir anda şantiyeye dönüyor. Asfaltlar dökülüyor, kaldırımlar sökülüp yeniden yapılıyor, parklar elden geçiriliyor, pankartlar sokakları kaplıyor. Peki ya seçimden sonra? Aynı hız, aynı özen, aynı çalışma neden devam etmiyor? Vatandaşın zihnindeki soru tam da burada büyüyor.
Belediyecilik; afişlerle, son dakika hamleleriyle, vitrinlik çalışmalarla ölçülecek bir alan değildir. Belediyecilik; yılın 365 günü sokakta olmayı, sorunları anında görmeyi, çözümü geciktirmemeyi gerektirir. Çöp toplamak, yolları onarmak, sosyal belediyeciliği güçlendirmek, gençlere, yaşlılara ve dezavantajlı kesimlere dokunmak bir “iyilik” değil, doğrudan görevdir.
Elbette her belediyenin bütçesi, imkânları ve koşulları farklıdır. Ancak hizmet anlayışı dönemsel olamaz. Vatandaş, “Beni ancak seçim yaklaşınca mı hatırlıyorlar?” diye sormaya başladıysa, orada ciddi bir yönetim sorunu vardır.
Unutulmamalıdır ki belediyeler seçim kazanmak için değil, şehirleri yaşanabilir kılmak için vardır. Gerçek hizmet; kameralar yokken yapılan, açılış töreni gerektirmeyen, reklamla süslenmeyen hizmettir. Sessizce, istikrarlı biçimde ve samimiyetle yapılan iştir.
Bugün sokakta yürüyen vatandaş sadece yapılanı değil, yapılmayanı da görüyor. Sandık günü geldiğinde ise kararını buna göre veriyor. Çünkü seçmen artık günü kurtaran işler değil, sürdürülebilir ve sürekli hizmet anlayışı istiyor.
Bu yazı yalnızca bir eleştiri değil, aynı zamanda açık bir çağrıdır. Belediyeler seçimden seçime değil; her gün, her saat çalışmak zorundadır. Çünkü şehirler pankartlarla değil, emekle güzelleşir.
Rubar PAYDAŞ